aLTERNATiF - 11.03.2010/06:07:03
 
 
 Ana Sayfa   Yaz' köşesi   Savaşa Hayır   Forum   Eski Forum   iletişim@       11.03.2010 - 06:07:03 
   
kzltmr
  Sitede Ara    
 
    Makaleler
    Köşe Yazıları
    Edebiyat
    Seçkiler
 
yaz'köşesi
Son Eklenen Yazılar:
  • Ruhi'nin Daveti"
  •      10.03.2010 - Serkan Kılıç
  • VEZNEDARLIK"
  •      09.03.2010 - İdris Erdem
  • VURGUN YİYEN AŞKLAR"
  •      09.03.2010 - İdris Erdem
  • ANNEMİ DÜŞÜNÜYORUM GÖZLERİM KAPALI"
  •      09.03.2010 - İdris Erdem
  • 8 Mart 2010"
  •      07.03.2010 - Ayten Suvak
  • Gelecek ve Bebek"
  •      07.03.2010 - Damla Karar
  • Seçim Tarihi..."
  •      05.03.2010 - Ayten Suvak
  • Bal Yoz..."
  •      25.02.2010 - Ayten Suvak
  • Tasarruf"
  •      22.02.2010 - Ayten Suvak
  • İstasyon Şefi"
  •      22.02.2010 - Damla Karar
  • Bütçe"
  •      20.02.2010 - Ayten Suvak
  • Sevcililer Cunu..."
  •      14.02.2010 - Ayten Suvak
  • Mor düş.."
  •      13.02.2010 - Selim Erdönmez
  • Geyiklerin ALLAH'A Şikayeti "
  •      12.02.2010 - Bahattin Seven
  • Maada*"
  •      12.02.2010 - Emre Gürkan Kanmaz
  • Senden Kalan"
  •      10.02.2010 - Damla Karar
  • GÖKKUŞAĞINI YAKALAYANLAR 10.bölüm "
  •      09.02.2010 - Bahattin Seven
  • Temmuz'un Suçu"
  •      31.01.2010 - Perihan Baykal
  • Ç-Etik"
  •      28.01.2010 - Ayten Suvak
  • Anlamak üzerine "
  •      25.01.2010 - Emre Gürkan Kanmaz
     
     
     

    Istanbul Rehberi
     
     


    canli

    alternatif
     
    Konuşma, konuşturma
     

    Murat Belge

    Parlamenter sistemde ne yazık ki 'yerellik' denen şey önem kazanıyor. Hani işte 'devlet aygıtı' söz konusu olduğunda, ne güzel, Van'a Denizli'den vali, Adıyaman'a Çankırı'dan Emniyet Müdürü vb. tayin edebiliyoruz. Ama Diyarbakır'ın milletvekillerini Afyon'dan, Hakkâri'nin milletvekillerini Kırşehir'den seçmek mümkün olmuyor.
    Partilerimiz de bu kurala ayak uydurmak zorunda kalıyor, Kürtlerin yoğun yaşadığı yerlerde adaylarını Kürtlerin arasından seçmek gereğini duyuyorlar. Ama seçim yapılıp bittikten sonra, partilerimiz oralı milletvekilleriyle pek fazla ilgilenmiyor, 'Kürt sorunu' diye bilinen (bazı çevrelerde, tabii) konuyu gündemlerine almıyorlar. 'Devlete bağlı' olmak böyle gerektiriyor, bunlar da 'devlete bağlı' partiler.
    Bu durum, genel olarak Kürt ahalinin hoşuna gitmiyor olabilir. Nitekim onların da partileri var. Kürt sorununu öteki partilerin kendilerine doyurucu gelecek bir dikkat ve ciddiyetle ele almadığını düşündükleri içindir ki, parti olarak örgütleniyorlar.
    Ama şimdiye kadar, bu parti Meclis'e milletvekili sokamadı. Bunun da nedenleri malum, ama mantık gereği adım adım gidip açıklayayım: 'sokamadı', çünkü yüzde 10'luk, eşi pek görülmemiş yükseklikte bir baraj var. Böyle bir barajın varlık nedeni de, zaten, böyle pek istenmedik partilerin, sol parti, Kürt partisi vb., Meclis'e girmesini engellemek. Yani tedbir işe yarıyor ve Kürtlerin sorunlarını dile getirecek parti Meclis'e giremiyor.
    Burada bazı önemli sorunlar, ayrıntılar var: örneğin, bu parti niçin Kürtlerin yoğun bir şekilde yaşadığı Batı bölgelerinde oy alamıyor sorusu. Ama bunlar bugün geliştirmek istediğim temayla ilişkili değil; bunlar
    o parti(ler)in niteliğiyle ilgili, oysa ben Kürt partisi, temsili vb. karşısında 'Türk tavrı' üstüne birkaç şey söylemek istiyorum.
    Demek ki, sonuç olarak, bilinen partilerden Meclis'e giren Kürt milletvekilleri özellikle Kürtleri ilgilendiren sorunları istediği gibi dile getiremiyor (şu sıralarda Esat Canan'ın da ayrıldığı söylendi, örneğin); Kürtlerin sorunlarını dile getirmek üzere kurulan parti de Meclis'e giremiyor. Kısacası, Kürtlerin sorunları, en azından bazı Kürtlerin 'Kürtlerin sorunları' olarak gördüğü ve önem verdiği birtakım konular Meclis gündemine giremiyor, yeterince giremiyor, gereği gibi giremiyor vb.
    Bu durumda Kürtler, bu 'baraj' engelinden kurtulup da sorunu aşmak için, 'bağımsız aday' yöntemini buldular. Hemen AKP bir manevra yaptı ve bağımsız adaya oy vermeyi güçleştirecek bir yasa değişikliğini Meclis'ten geçirdi.
    Demek ki biz Meclis'te bu konuların, tarafları doyuracak bir biçimde konuşulmasını istemiyoruz. Pamuk Prenses masalındaki ayna gibi davranmayan bir Kürt varlığını görmek istemiyoruz. Bunu güçleştirmek üzere harekete geçenlerse, gene Parlamento'da varlığını görmek istemediğimiz birileri, 'İslamcılar'.
    Vaktiyle Meclis'te sosyalist, komünist de görmek istemezdik. İslamcı da istemiyoruz, Kürt de istemiyoruz.
    Peki, Meclis'te ne görmek istiyoruz? Toplumda var olan muhalif akımları, görüşleri Meclis'te görmek istemiyorsak, Meclis'i niçin istiyoruz?
    Bu kadar özenle, her fırsatta istemediğimizi gösterdiğimiz bu insanların bizi istemesini nasıl isteyebiliyoruz? Çünkü, anladığım kadarıyla, söylenenlerden çıkarabildiğim kadarıyla, böyle yapmalarını istiyoruz da.
    Anlaşılıyor ki biz aslında Meclis falan da istemiyoruz. Meclis bu şaşkın dünyada anlaşılmaz bir statü simgesi olmuş, kendimiz için değil, 'Bizde de var' diye başkalarına göstermek için gerekli.

     
     
             4 Makaleler
     
        "son eklenen 10 makale"
       İşkenceciyi Anlamak
       Kürt Açılımı: Türkiye'nin Kaderle Randevusu
       Militarist Estetik - Hilalin Gölgesinde Ölmek
       Bizi affedebilecek misin Carina
       Arjantin'de İşsiz İşçiler Hareketi
       TANGO: Bedenin Dans hali
       Ölümün yaşama, barışa ve psikolojiye mesajı
       Sınıf Mücadelesi ve Kadının Kurtuluşu
       Mobbing (İşyerinde Psikolojik Taciz)
       Aşkın halleri
     
    kzltmr
     
     Bugün   583
     Online   9
     Toplam   3318001